Ördekli Mavi Kase
Soğuk güneşin bıraktığı bir akşamda
Cihangir’in yokuşlarında
Tırmanıyorum sanki kayıplarıma
Silkerken geçmişin izlerini eski bir dükkanda
Seni gördüm; rafların uykusuz, o mahzun ufkunda.
Sen o Ördekli Mavi Kase, masamın taze gurbeti
Saklı kalmış sanki, bir ömrün tüm hayreti
Mavi bir deniz gibi sızarken ruhumun boşluğuna,
Teslim oldum o serin, o en eski çocukluğuna.
Tanışmadık biz seninle aslında, ezelden hatırlandık;
Ördekli bir kâsenin sükûnetinde uslandık.

